
Bölüm XIII: Kurtarılış
Korkak Aslan, Kötü Cadı’nın bir kova suyla eriyip gittiğini duyunca büyük bir sevinç yaşadı; Dorothy vakit kaybetmeden hapishanesinin kapısını açarak onu özgürlüğüne kavuşturdu. Şatoya birlikte giren Dorothy’nin ilk işi, tüm Winkieleri bir araya getirip artık köle olmadıklarını müjdelemek oldu. Yıllarca Cadı’nın amansız zulmü altında ağır işlerde çalıştırılan sarı Winkieler arasında muazzam bir bayram havası esti; o günü ve sonrasındaki her yılı danslarla, ziyafetlerle kutlanacak bir bayram ilan ettiler.
Lakin dostlarının eksikliği kalplerini burkuyordu; Aslan, “Eğer Korkuluk ve Teneke Oduncu da yanımızda olsaydı, mutluluğum tam olurdu,” dedi. Dorothy’nin onları kurtarma teklifine Winkieler canı gönülden destek verdiler; zira kendilerini esaretten kurtaran bu küçük kıza minnettarlardı. Bilge ve mahir olanlardan seçilen bir grup, Teneke Oduncu’nun parça parça edildiği o sarp ve kayalık ovaya doğru yola koyuldu.
Zavallı Oduncu’yu her yanı ezilmiş ve bükülmüş bir halde buldular; baltası ise sapı kırık ve paslanmış bir halde yanı başında yatıyordu. Winkieler onu şefkatle şatoya taşıdılar; yol boyunca Dorothy eski dostunun bu hazin haline gözyaşı döküyor, Aslan ise kederli bir vakarla onlara eşlik ediyordu. Şatoya vardıklarında Dorothy’nin çağrısıyla gelen usta tenekeciler, üç gün dört gece süren hummalı bir çalışma sonunda Oduncu’nun tüm eziklerini düzelttiler, kırıklarını lehimlediler ve eklemlerini yeniden işler hale getirdiler. Oduncu eski formuna kavuşup Dorothy’nin odasına teşekkür etmek için girdiğinde, sevinçten ağlamaya başladı; Dorothy paslanmasın diye onun gözyaşlarını önlüğüyle özenle sildi.
Şimdi sıra Korkuluk’taydı. Kanatlı Maymunların onun giysilerini fırlattığı o ulu ağacın altına vardıklarında, gövdesi tırmanılamayacak kadar pürüzsüz olan ağacı Teneke Oduncu, Winkielerin kendisine hediye ettiği som altın saplı yeni baltasıyla devirdi. Ağacın dalları arasından dökülen giysiler şatoya götürüldü, içleri tertemiz samanlarla dolduruldu ve Korkuluk, her zamanki neşesiyle yeniden aralarına döndü.
Yeniden birleşen dostlar, Sarı Şato’da birkaç huzurlu gün geçirdiler; ancak Dorothy bir gün Em Yenge’yi hatırlayarak Oz’a verdikleri sözü hatırlatması gerektiğini söyledi. Her birinin muradına ereceği o son yolculuk için hazırlanırken Winkieler, gitmelerine çok üzüldükleri Teneke Oduncu’ya şahane bir gümüş yağdanlık, Korkuluk’a altın başlı bir baston, Dorothy’ye elmaslarla süslü bir bilezik ve Aslan ile Toto’ya altın tasmalar hediye ettiler. Dorothy ayrıca Cadı’nın dolabında bulduğu ve kendisine tam uyan Altın Başlık’ı da yanına alarak Zümrüt Şehir’e doğru yola çıktı.