Bölüm XV: Korkunç Oz’un Keşfi

Dört yolcu, Zümrüt Şehir’in o devasa kapısına varıp zili çaldılar. Birkaç çalıştan sonra kapı, daha önce tanıdıkları Kapıların Muhafızı tarafından açıldı. Muhafız hayret içindeydi: “Nasıl olur? Geri mi döndünüz?”. Korkuluk, Kötü Cadı’yı ziyaret ettiklerini ve kadının artık eriyip yok olduğunu açıkladığında adamın şaşkınlığı daha da arttı. Bu muazzam haberi duyan halk, yolcuların etrafını sarıp onlara saraya kadar eşlik etti. Yeşil sakallı asker onları hemen içeri aldı ve her birini eski odalarına yerleştirdi. Oz’a dönüşleri haber verilmişti ancak Büyücü’den ses çıkmıyordu. Günler geçiyor, Oz onları huzuruna kabul etmiyordu. Beklemekten usanan ve maruz kaldıkları onca tehlikeden sonra bu ilgisizliğe hiddetlenen Korkuluk, eğer Oz hemen kendilerini kabul etmezse Kanatlı Maymunları çağıracaklarını belirten sert bir mesaj gönderdi. Kanatlı Maymunlardan fena halde korkan Oz, ertesi sabah saat dokuzu dört geçe görüşmeyi kabul etti. Görüşme vakti geldiğinde Taht Odası’na girdiler fakat içerisi bomboştu. Derken kubbeye yakın bir yerden gelen o gök gürültülü sesi duydular: “Ben Oz, Büyük ve Korkunç Oz! Neden beni arıyorsunuz?”. Dorothy, vaatlerini hatırlatmak için geldiklerini söyledi. Ses, Cadı’nın gerçekten yok olup olmadığını sordu; Dorothy onu bir kova suyla erittiğini teyit etti. Oz, düşünmek için zaman istese de Teneke Oduncu ve Korkuluk daha fazla beklemeye niyetleri olmadığını haykırdılar. Aslan, Oz’u korkutmak için öyle bir kükredi ki Toto korkudan sıçrayıp köşedeki bir paravanı devirdi. Paravanın arkasında, kel kafalı ve kırışık yüzlü yaşlı bir adamın durduğunu görünce hepsi donakaldı. Oduncu baltasını kaldırıp “Kimsin sen?” diye gürledi. Yaşlı adam titreyen bir sesle, “Ben Oz, Büyük ve Korkunç Oz… ama lütfen bana zarar vermeyin, ne isterseniz yapacağım,” dedi. Dostlarımız hayal kırıklığı ve hayret içindeydi. Oz, tüm o devasa Kafa, güzel Kadın ve korkunç Canavar suretlerinin sadece birer aldatmaca olduğunu itiraf etti. Dorothy, “Yani sen bir büyücü değil misin?” diye sordu. Adam, “Sadece sıradan bir adamım,” diyerek gerçeği açıkladı. Korkuluk ise kederle “Hayır, sen bir sahtekarsın,” dedi. Yaşlı adam hikayesini anlatmaya başladı: Omaha’da doğmuş, bir vantrilok (ses taklitçisi) ve ardından bir baloncu olmuştu. Bir gün balonuyla bulutların arasına sürüklenmiş ve bu topraklara inmişti; halk onu gökyüzünden geldiği için bir büyücü sanmıştı. O da bu durumu lehine kullanıp şehri inşa ettirmiş, herkese yeşil gözlükler taktırarak her şeyin zümrüt olduğunu düşündürtmüştü. Cadılardan korktuğu için kendini saraya kapatmıştı. Oz, vaatlerini yerine getirecek gerçek bir sihire sahip olmadığını kabul etti ancak zekice bir çözüm önerdi. Korkuluk’a saman yerine “kepekli bir beyin”, Oduncu’ya ipekten bir kalp ve Aslan’a cesaret niyetine özel bir iksir verecekti. Dorothy’yi ise balonuyla bizzat eve götüreceğine söz verdi.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25